1 MAYIS'A GİDERKEN

1 Mayıs işçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü, aslında bir bayram, işçilerin çalışmak mecburiyetinde olmadıkları, kökeni 1880'lere dayanan kanlı bir tarihçeye sahip bayramımız. 1 Mayıs'a giderken Türkiye’ye ve işçi sınıfımıza dair konuşmamız gerekenler olduğu kanaatindeyiz. Zira alışılagelindiğinden farklı olarak bu sene 1 Mayıs çokça konuşulup Taksim daha geniş bir kitle tarafından gündem edilmiş durumda. 

Türkiye’ye dair konuşmak gerek dedik. Tabloya bir bakalım: Geçtiğimiz seçimler çarpıcı sonuçlarla neticelenmesine karşın ülkede yükselen yoksullaşmanın azalmasına hiçbir katkıda bulunmadı. Zira seçimin galiplerinin yoksullaşma ile mücadele etmek gibi bir dertleri olmadığı ortada iken yoksullaşmanın azalacağı düşüncesi başından hatalıydı. İktidarın Şimşek modeli ekonomi politikalarına devam ettiği muhalefetin ise sözde sosyal belediyecilik anlayışı ile hızla yoksullaşan halkın ağzına tabiri caizse bir kaşık bal çaldığı Türkiye’de işçi sınıfımız yani yoksulluğu en derinden hissedenler bu tabloda 1 Mayıs’ı, bayramlarını kutlamaya hazırlanıyor.

Kutlanacak ne var ki diye düşünüyor olabilirsiniz zira haklı bir serzenişte bulunuyorsunuz. Her geçen gün daha fazla sömürülen, hakları ellerinden gittikçe daha fazla alınan, grev kararı için dahi tek adamın onayına ihtiyaç duyan işçilerin kutlayacak neyi var. Hele ki taksim pazarlık konusu olmuş CHP’nin onay vermediği pankartlar alana giremeyecekken. Haklısınız kutlanacak hiçbir şey yok, zira gittikçe daha derinden hissediyoruz bu düzen içerisinde nefes dahi alınamadığını, daha derinden sorguluyoruz iktidarın nedensiz gücünü, sermayenin ahlaksız sömürüsünü.

Tüm bunlara karşın bayramımızı kutlamak istediğimiz alanlara dahi karar verme cüretini gösterenlerden Taksimi pazarlık konusu yapıp kanlı 1 Mayıs’ı ve kaybettiğimiz onlarca canı unutacağımızı sananlarla hesaplaşmak gerekmez mi? Gezinin öfkesini ve kaybettiğimiz canları unutmadığımızı göstermek emekçiler nerede isterse 1 Mayıs’ın orada kutlayacaklarını göstermek mecburiyetindeyiz.

Bu sene 1 Mayıs’ta alanlarda, kutlayacak hiçbir şeyi olmayan işçilerin bayramda dahi çalışmak zorunda olduğunu hatırlayıp emek ve dayanışma günümüzde bir araya gelip bizi sömürenlere karşı örgütlenmeye devam ettiğimizi, hakkımız olanı yani ürettiğimiz tüm değerleri geri alacağımızı, haykırmaya gideceğiz. Kutlanacak bir bayram dahi bırakmayanlara korku salmaya işçi sınıfının mücadele saflarında olduğunu göstermeye gideceğiz. Taksimi pazarlık konusu yapanların da düzenin sahibi sermaye sınıfının da emekçilere kemer sıkmayı vaaz edenlerin de korktuğu İşçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü 1 Mayısları bayram olarak kutlayacağımız sosyalist düzeni kuracağımızı bağıra bağıra haykırmaya gideceğiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bedriye Yıldızeli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 31 Mart'ta gerçekleşecek olan yerel seçimde, Körfez Belediye Başkanlığı için hangi adaya oy vermeyi düşünüyorsunuz?