SEÇİMDEN ÖZGÜR ÖZEL'İN ALACAĞI DERS

31 Mart akşamı bu ülkede büyük bir şok yaşandı. Şimdi 2019 seçimleri sonuçları ile kıyas yaparak kısaca tabloya bakalım.

31 Mart 2024'te CHP oyunu 13.983.928'den 17.391.548'e çıkartarak 3,4 milyon artırmış.

AKP ise oyunu 20.584.029'dan 16.339.771'e düşürerek 4,2 milyon azaltmış.

Toplam seçmen 57.093.410'dan 61.430.934'e çıkmış.

Kullanılan oy 48.340.184’ten 48.256.541'e düşerken,

Geçerli oy 46.431.717'dan 46.046.499'a düşmüş.

Tabloya bakıldığında her iki seçimde kullanılan oy miktarının yaklaşık olarak aynı olduğu, geçerli oyun 2024 seçiminde yaklaşık 400 bin adet daha az olduğu görülüyor.

2019 seçimine göre toplam seçmen sayısında 4.337.524 artış olduğu göz önüne alındığında en az 7 milyon AKP'ye oy verecek seçmenin sandığa gitmediği veya oyunu geçersiz kullandığı görülüyor.

İki yerel seçim arasında AKP seçmenini AKP'ye oy vermemeye iten, "AKP giderse CHP gelir" düşüncesinden kurtaran saik neydi?

Ne olmuştu da seçmen "AKP giderse gitsin, kim gelirse gelsin" noktasına gelmişti.

Bu seçmen öyle bir saik ile hareket etmişti ki AKP'ye vermediği oyu başka partiye de vermemişti. Yani AKP'nin seçmene vermediğini verecek başka bir parti de görmemişti. O yüzden oyunu ya hiç kullanmamış ya da geçersiz atmıştı.

Oyunu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi seçiminde boş atan seçmenlerden biri de bendim ve bu yüzden bu sorunun cevabını biliyorum.

Benim çok hareketli bir ofisim var. Başta sağlıkla ilgili olmak üzere yıllardır gerek TV yayıncılığı gerek Vakıf yöneticiliği ve gerekse ticaret ile meşgul olduğum için çevrem de geniştir ve çeşitli konular için çok değişik kesimlerden misafirlerim gelir.

7 Ekim'de Hamas'ın yaptığı müthiş taarruz sonrası terörist İsrail'in Gazze'ye başlattığı hastane, okul, ambülans, mülteci kampı, yemek kuyruğu gibi tamamen kadın, çocuk ve sivillerin olduğu insanlara bomba attığı saldırılar ve Gazze üzerine Japonya'ya atılan bombanın yüzlerce katı bomba atılması ile yaşanan büyük vahşet, katliam ve yıkım karşısında herkes Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan bir tepki, bir adım, bir hareket bekliyordu.

İnsanımız, Türkiye bir şeyler yapmalı diye düşünüyordu.

Özellikle Avrupa şehirlerinde yüzbinlerin Gazze'ye destek verdiğini, Amerika'da Beyaz Saray önünde Amerikalıların eylemlerini, Yemen'de, Endonezya'da milyonluk yürüyüşleri gören insanımız Türkiye'de bunun da olmadığını görünce bireysel olarak da kendini çaresiz görüyor ve içten içe bileniyordu.

Fakir Yemen'in Gazze için İngiliz, Amerikan, İsrail bandıralı gemileri vurmasından dolayı seviniyor ama fakir Yemen bunu yaparken Türkiye ne yapıyor diye kendi kendine sorduğunda cevap bulamıyordu.

Güney Afrika Cumhuriyeti İsrail'i Lahey'de soykırım suçundan yargılatırken dikkatlerimiz 18 Kasım 2023 günü Milli Türk Talebe Birliğinin 62. Genel Kurulunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söylediği "2 bini aşkın avukatla bu soykırımın, gerekli olan yerlere, şikayetini yapacağız. Bunun takipçisi olacağız, bunu yarı yolda bırakamayız, bu bedel ödenecek." sözlerine odaklandı. 4,5 ay geçtiği halde bu şikâyetin yapıldığını gösteren hiçbir işaret gözükmedi.

Bir Yemen, bir Güney Afrika Cumhuriyeti kadar olamamıştık.

Ama olsun

CHP lideri Özgür Özel Hamas'a "Terör örgütü" demişti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Hamas bir terör örgütü değildir" demişti. Elbette Erdoğan'ın bu çıkışı çok kıymetli idi. Özgür Özel'in Hamas'a iftirası ne kadar kötü bir şey ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözleri o kadar iyi ve önemli idi.

Gönlümüz rahattı.

Türkiye mutlaka Gazze için bir şeyler yapacaktı.

5 Kasım 2023'te Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Şundan emin olunuz ki biz Gazze’de yaşananlar konusunda gözükenden çok daha fazlasını yapıyoruz, yapmayı da sürdüreceğiz. Gazze'deki kardeşlerimizi sahipsiz ve çaresiz bırakmayacağız." diyordu.

Erdoğan 18 Kasım 2023'te Almanya dönüşü "Gıda, ilaç, su gibi temel ihtiyaçları karşılamak amacıyla hava ve deniz yoluyla sevkiyatlarımız neticesinde yüklü bir yardımı bölgeye ulaştırdık. Siyasi arenada Gazze'ye yönelik destek ve uluslararası toplumda farkındalık oluşturma çabalarımız hız kesmeden devam ediyor." demişti.

16 Aralık 2023'te Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da İlim Yayma Cemiyeti’nde konuştu; "Zalim İsrail yönetiminin sürdürdüğü Gazze’deki katliamların, Kudüs’teki mütecaviz eylemlerinin önüne geçeceğimiz günler Allah’ın izniyle yakındır."

Günler günleri, haftalar haftaları, aylar ayları kovalıyor ve Gazze'de İsrail terör güçleri saldırılarının şiddetini daha da arttırırken, şehit sayımız otuz bini geçerken Türkiye'nin Gazze'ye yardım yaptığına, yapacağına, İsrail'e karşı tavır alacağına dair düşünceler yerini karamsarlığa bırakıyor, siyasilerin ve basının Türkiye'nin İsrail ile ticaret yaptığı, Türkiye'den gemilerin İsrail'e çelik, gıda, silah malzemeleri sevk ettiğine dair haberler ise kamuoyunda şok oluşturuyordu.

9 Mart 2024'te İlim Yayma Vakfı Genel Kurulu'nda konuşan Erdoğan: “Filistin davasına en üst seviyede sahip çıkan tek ülke Türkiye'dir. Her kim 'Hiçbir şey yapmadılar' diye eleştiriyorsa kul hakkına giriyor demektir” derken aynı gün Bursa'da açılışa katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ve AKP Bursa Milletvekili Mustafa Varank, İsrail'le devam eden ticaret nedeniyle protesto edildi. Sadece Bursa'da değil her yerde AKP'li siyasilere "İsrail ile ticaret Filistin'e ihanet! İsrail'e ticareti durdurun" tepkisi gösterilmeye başlamıştı.

Gazeteci Metin Cihan'ın 'Türkiye'de Erdoğan iktidarı ve AK Parti'nin bir Filistin hassasiyeti yok. Bir Gazze hassasiyeti yok. İsrail hassasiyeti var ama. İsrail'e dokunmadılar, herhangi bir yaptırımda bulunmadılar. Ama bu toplumun bir Filistin hassasiyeti var. Seçim sonuçlarından bunu çıkardım ben" diyerek anlattığı İsrail ile ticaret verileri ise korkunçtu.

Ticareti AKP'li, MÜSİAD üyesi iş adamları, siyasetçilerin de içinde yer aldığı kişiler yapıyordu. Metin Cihan bu ticaretin açığa çıkmasından sonra AKP'li troller tarafından "Bu mallar Filistin'e gidiyor" şeklindeki propagandanın da asılsız olduğunu o malların sadece % 2'sinin Filistinlilere gittiğini açıklayarak yalanladı.

Metin Cihan İsrail'e giden gemilerde silah aksamı taşındığını da iddia ediyordu. Mescid-i Aksa'yı Filistinliler giremesin diye İsraillilerin çevirdikleri dikenli tellerin de Türkiye'den gittiğini anlatıyordu.

Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan da seçime yakın miting konuşmalarında halen daha İsrail'in çimento ihtiyacının % 95'ini Türkiye'nin karşıladığını, İsrail'in çelik ihtiyacının % 65'ini halen daha Türkiye'nin karşıladığını, bu çelik hammaddesi ile silah ve mühimmat yapıldığını, İsrail'in bu mühimmatlar ile Filistin'i, Lübnan'ı, Suriye'yi vurduğunu anlatıyordu.

Elbette milletimiz bunları dinledikçe şok oluyor, sarsılıyor ve AKP'den heyecanı ve ümidi yitiriyordu.

İşte tam da bu ortamda Gazze'den açlıktan ölümler olduğu haberleri gelmeye başladı. Gazze'de sıkıntı o kadar büyüktü ki artık bombalarla ölenlere açlıktan ölenler de ekleniyordu.

"Biz Gazze'ye yardım ediyorsak, bizim gemiler İsrail üzerinden Gazze'ye yardım getiriyorsa Gazzeliler niye açlıktan ölüyor ki" diye soran seçmen ya AKP'ye oy atmadı ya da sandığa gitmedi.

Türk milleti alim değilse de ariftir, derler.

Dış ticaret rakamlarını bir uzman gibi araştırmamış da olsa buradan İsrail'e gemiler giderken Gazze'de açlıktan yüz kişi ölüyorsa bu gemiler nereye mal taşıyor, diye sormaya başlamıştır.

İşte sandıktaki tepki budur.

Bundan önceki seçimlerde de ekonomik krizler vardı. Ama milletimiz İsrail'e karşı Gazze'nin, FETÖ’ye karşı devletin teminatı gördüğü için maddi sorununu görmüyor ve AKP'yi destekliyordu.

Oysa şimdi 180 gündür İsrail Müslüman kardeşlerimizi alçakça katlediyor ve biz aciz bir şekilde sadece seyrediyorduk.

Gazze'den bir dostumuz şöyle bir şey söyledi.

Bu gemiler Filistin dükkanlarına mal mı getiriyor? O yüzden mi bunlar İsrail'e gönderiliyor.

Peki o zaman. Biz Gazze'de bomba altında öldüğümüz gibi aç da ölmeye razıyız. Kudüs tarafı da aç ölmeye razıdır. Bu gemiler gelmesin ve İsrail'de Yahudiler de açlık çeksinler. Yahudiler de açlıktan ölsünler. İsrail'de domates, ekmek, soğan fiyatları on misli artsın. İsrailliler savaşı yaşasın. Yokluğu, perişanlığı yaşasın. Kaldı ki zaten gemilerde sadece gıda yok ki... Silah malzemeleri, çelik, dikenli teller gidiyor. Bu gemiler geldiği için İsrail halkı bu savaşı yaşamıyor. Savaştan olumsuz etkilenmiyor. Halk savaşın bedelini öderse Netenyahu yönetimine karşı ayaklanır"

Bana bile hakaret ederek "Sen Filistin'i ne bilirsin. Orada dükkanlarda Türk malları satılıyor. O gemiler o malları taşıyor. O gemiler durursa Filistinliler o malları nereden bulur?" diye hakaretvari çemkiren aklı evveller, vicdanını kaybetmiş muhterisler "Gazze ve Filistin Türk malları olmadan yaşamaya, icabında ölmeye razı. Yeter ki İsrailliler de o mallar gitmediği için açlıktan ölsün. İsrailliler de savaşın tüm yokluğunu yaşasın. Mal fiyatları on kat, otuz kart artsın. İsrail'de karaborsa çıksın. Ve İsrailliler bu savaş bitsin diye sokaklara dökülsün, Netenyahu'ya baskı yapsın" diyen Gazzeli size sesleniyor.

Bu seçimin tam da dönüm noktası buydu işte.

CHP lideri Özgür Özel Hamas'a terör örgütü demişti. Bu çok kötü bir şeydi. Ama bundan daha kötüsü oluyordu. İsrail'e her gün 8 gemi mal taşınıyordu.

Bu millet CHP lideri Özgür Özel'e bir mesaj verdi. "Hamas terör örgütü değildir" dedi. Özgür Özel bu seçimden bu dersi almalı. Hamas aleyhine ettiği sözlerden dolayı özür dilemeli. AKP'ye oy vermeyen ama başka partiye de oy vermeyen 7 milyon seçmenin hassasiyetini, hissiyatını anlamalı.

Hamas'ın, Gazze'nin CHP'nin de desteğine ihtiyacı var.

Sayın Özel! Başta Ortadoğu ve dünyanın birçok çatışmalı bölgesinde İngiliz gizli servisi adına görev yapmış olan Alastaır Crooke yazdığı "DİRENİŞ İslamcı Devrimin Özü" kitabında Hamas'ı analiz ediyor. Öyle tespitler yapıyor ki Crooke'yi okuduğunda Hamas için söylediğin o mesnetsiz hakaretlerden dolayı pişman olacaksın.

Crooke 2009 yılında yazdığı kitabında "Hamas Seyyid Kutub'un Mısırlı Müslüman Kardeşler'inin mirasçısıdır. Bu esas olarak öncü kuvvet olma ve dini yaymaya çalışmaya dair bir mirastır. Genel olarak başkaldırının siyasi bir aracı olmasından çok, bir İslami gelenek hissiyatıyla hayır işleri yapan, şiddete başvurmayan bir harekettir... Hamas'ın direniş biçimi çok büyük ölçüde insanların hislerinde ve kalplerinde yer etmektir."

Crooke Hamas lideri Halit Meşal'in şu sözlerini aktarır "Bu mücadele cihad ve direniş mefhumunun devreye girdiği yerdir. Biz herkese bu şekilde davranmayız; toprağımızı çalan, evlerimizi talan eden, kutsal mekânlarımıza karşı saygısızca eylemlerde bulunan, çocukları ve kadınları tartaklayan, insanları öldüren düşmana karşı mücadeleye, cihada ve direnişe başlarız. Allah'ın koyduğu tüm yasalar ve uluslararası hukuk bize bu hakkı tanır. Bu sebepten cihad saldırganlığa bir tepkidir, saldırganlığı başlatan cihad değildir."

Sayın Özgür Özel! Davasının temeli özgürlüğüne, vatanına, imanına sahip çıkmak olan ve 180 gündür bu yolda destansı bir mücadele ortaya koyan mücahit ve tarihin en şerefli insanlarına haklarını teslim et.

Sen Hamas'a terör örgütü dedikten sonra Hamas'ın İsrail terör güçleri ile esir takasını takip etmedin mi? O esirler bile Hamas'a terör örgütü demedi. Hepsi Hamas'a destek verdi ve kendi iktidarını terörle suçladı.

Crooke diyor ki "Hamas, savaşı da İslam'ı tebliğ ve davet için yapar"

Görmüyor musun Gazze'deki cihad tüm dünyada insanların akın akın Müslüman olmalarına vesile oluyor.

Bu senin terör gördüğün Hamas nasıl terördür ki tüm dünyada insan hakları savunucuları, vicdanlı insanlar Hamas'a destek için meydanlarda eylem yapıyorlar.

Kalbindeki mührü sök Sayın Özgür Özel! Türk milletinin sana oy vermiş şerefli evlatlarının Gazze için bir şeyler yapmasına vesile ol. CHP'yi de kendini de seçimde aldığın sorumluluk ile Gazze halkının yanında konumlandır.

Bu seçim Gazze'nin faturasıdır.

Ve bundan sonra tüm seçimler Gazze'nin faturası olacaktır.

Bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve akıllı adamlarının gördüğünü ve Gazze için daha aktif olacaklarını düşünüyorum.

BU KONUYU BU ÜLKE İÇİN MİLLİ MUTABAKAT KONUSU YAPIN SAYIN ÖZGÜR ÖZEL !...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

İzmitli - Gazze için hiç bir sözde müslüman ülkenin hiç bir şey yapmayacağına daha doğrusu yapamıyacağına kesinlikle eminim siyonist kitaptaki siyonist müslüman alemi ise kitaptaki müslümanlar maalesef değil bidatlarla yaşayan sözde bir islam alemi var hepisinin sermayesi vatandaşlıkları batılı ülkelerde bildiğiniz mevzular ben hiç bir şeyin değişeceğine inanmam kıyım devam edecek böyle bir fırsatı kaçırmaz siyonist kıyım devam edecek bana göre

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 20:08


Anket 31 Mart'ta gerçekleşecek olan yerel seçimde, Körfez Belediye Başkanlığı için hangi adaya oy vermeyi düşünüyorsunuz?
Tüm anketler