YAŞAMA TUTUNMAK

6 Şubat depreminin üzerinden 1 yıl geçti. Yıkımlar, kayıplar, bir ömür unutulamayacak acılar kazındı hafızalarımıza. Ama yaşanan her acının ardından ayağa kalkabilmek ve devam edebilmek gerek. Bu yazıda kayıpları konuşmayacağız. Defalarca kez konuştuk. Bir yıldır her gün yaşanan ve felaket diye anılan sistemsel bir katliamın yasını tuttuk. Bu yazıda tam 1 yıl sonra hayatımızın ne ölçüde normale döndüğünü konuşacağız. Kayıpların ardından yaşama tutunabilmemizin ne ölçüde mümkün olabildiğini konuşacağız.

1 yıl kuşkusuz yıkılanı onarmak ya da yeniden inşa etmek için kısa bir süre hele ki yıkımın etkisi bu denli büyükse ama altüst olmuş hayatları normale çevirmenin güvencesini sunmak için makul. En azından yaşanan her günün acının ilk sıcaklığıyla yaşanamamasını sağlamak üzere harekete geçmek için çok makul bir süre.

Örneğin yıkımın en şiddetli hissedildiği Hatay’da depremzedelerin temiz suya ulaşmasını sağlamak için uygun bir süre ya da evleri yıkılmış insanların konaklamasını sağlayabilecek uygun konutlar tesis edebilmek için çok uygun bir süre. Tabi amaç onarmak yaşanan acıları telafi etmek ya da ajite etmeden ifade etmek gerekirse sosyal devlet anlayışıyla hareket etmekse…

Ama amaç hiçbir zaman bu olmadı. Sistemsel bir katliamın kayıpları da yıkımları da bu amaçlar çerçevesinde telefi edilmeye çalışılmadı. Zira böyle olsaydı şov yapar gibi toplanan milyonlar yeniden yaşama tutunmaya çalışılanlar için harcanırdı. Ya da yardımlar oy verenlere değil geçekten mağdur olanlara dağıtılırdı. Yapılan binalarda deniz kumu kullanıldığını pişkince açıklamakta sakınca duymayan para babalarından hesap sorulurdu… Ama amaç kuşkusuz onarmak değil üstünü örtmekti. Nedeni açık değil mi? Gözünü kar hırsı bürüyenlerin daha fazla kazanç sağlamak için insan yaşamını dahi umursamamasını önemsemeyen düzenin çürümüşlüğünü gizlemek iktidarıyla muhalefetiyle bu düzenin amacı değil mi?

Günün sonunda kuşkusuz bize düşen yeniden ve yeniden yaşama tutunmak. Bunu yalnız başımıza yapmaya çalışmak ise ne yazık ki mümkün değil. Zira bunca yıkımın ve acının altından yalnız kalkmak mümkün değil. Onarması gerekenler onarmıyorsa hep birlikte biz onarırız. Yıkılanı inşa etmek her zamankinden daha fazla bizim görevimiz olur. İktidarda olanlar ya da belediyeleri ellerinde bulunduranlar yıkımı kaldırmaya gelmeyip yaşama tutunmamıza katkıda bulunmamışlarsa yeniden kurmak, yeniden yaşama tutunmak için 1 yıl önce yanımızda olanlarla birlik olmak gerekir. Yaşama birlikte tutunmak gerekir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Bedriye Yıldızeli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Ahmet Hatunoülu - Bedriye başkanım yazan eline söyleyen dilime

sağlık konuşan sorgulayan bir birey ve hep birlikte hakkını arayan vatandaşlar olmak sorunlarımızı çözmenin ve insanca yaşananın

tek şartı olsa gerek.Saygılarımla …..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Şubat 09:48
02

Atilla YÜCEAK - Deprem değil sisten öldürür sözü ne kadar doğru.

Emeğinize ve yüreğinize yorgunluk değmesin sevgili üstadım.

Saygılarımla

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Şubat 11:24