VALİ SEDDAR YAVUZ'A DA İSLAM'IN PRENSİPLERİ ÖĞRETİLMELİ

Kocaeli Valisi Seddar Yavuz garip konularla gündeme geliyor. Son gündeme geldiği konu da böyle.

İstanbul'da "Şehitlere rahmet, Filistin'e destek, İsrail'e lanet" yürüyüşü sonrasında bir üniversite öğrencisi, Kelime-i Tevhid bayrağı açan İsmail Aydemir'i yumrukladı. Olay sonrası sosyal medya platformu X'ten bir paylaşım yapan Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, "Müslümanım diyen gençlerimizin bir kısmının Kelime-i Şehadeti ve Kelime-i Tevhidi bilmemelerinin sorumlusu siyasal sistem yani devlettir. Müslümanım diyen her bir bireye İslam Dininin temel prensipleri öğretilmelidir." dedi.

Şimdi Google'da bir tarama yapın Vali Seddar Yavuz'un bu paylaşımının yer aldığı haberleri göreceksiniz.

"Vali Seddar Yavuz gibilerin Allah sayısını artırsın" diye dua edenleri görünce nutkum tutuldu.

Ey millet! Hemen gaza gelmeyin.

Önce dikkatinizi çekeyim; Provakatif olay nerde oluyor; İSTANBUL'da...

Bizim Valiye ne?

İstanbul Valisi bu konuda bir kelam etmiş mi?

Hayır, etmemiş.

Bazıları da "Şimdi bu Valiyi görevden almazlar İnşaAllah" yazmış. HasbünAllah ya... Biz Vali Seddar Yavuz Kocaeli'den gitsin de üzerimizdeki baskı ve vatandaşların arazilerinin sanayiciler hesabına haraç mezat kamulaştırılması son bulsun diye gece gündüz dua ediyoruz, hiç Kocaeli ve Vali Seddar Yavuz hakkında ilgisi olmayanlar da görevde kalsın diye dua ediyorlar.

O kişilere şimdi tekrar Vali Seddar Yavuz'un son kamulaştırma olayını yazayım da ondan sonra nasıl dua edecekler ise etsinler.

Organize Sanayi Bölgelerinde kamulaştırma yetkisi Valiliklerdedir. Şehirlerin Valileri aynı zamanda Organize Sanayi Bölgelerinin müteşebbis heyeti başkanıdır.

Kocaeli Arslanbey Organize Sanayi Bölgesinde 17.500 m2 arsanın değerinin çok çok altında kamulaştırıldığı dosyayı gündeme getirdiğimiz günlerde iki eski FETÖ iltisaklı ayarlanıp bize iftira attırılmış ve biz tutuklanmıştık. Üstelik cezaevinde tutuklu bulunduğumun 7. günü infaz girişiminden Allah kurtarmıştı. Ne acı ki " Tahir Büyükakın'a muhalefeti kesmezseniz cezaevine girecek ve orada öleceksiniz" diye bizi tehdit eden Tahsin Keskin'in yalan şahitliği ve onun sahneye çıkardığı İbrahim Bıyıklı'nın iftirası ile cezaevine girmiş ve Tahsin Keskin'in ortağı Av. Ersin Kurt tarafından da infaz edilmek istenmiştim. Tahsin Keskin ve ortağı Av. Ersin Kurt Tahir Büyükakın'ın reklam danışmanı idiler. Tahsin günlerce Vali Seddar Yavuz'a bizi hapse attırması için çağrı yapmıştı. Ablam Hatice Bilecen'in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi ile bu kumpas patlamış ve biz cezaevinden çıkmıştık. Arslanbey OSB'de 175 Milyonluk arsa Kocaeli Valiliği marifetiyle mahkeme yoluyla 17.5 Milyona vatandaşın elinden alınıp OSB içindeki kimi firmalara verilmişti. Yer sahipleri 17,5 dönüm yerleri karşılığı aldıkları para ile iki dönüm yer dahi alamayacak olmanın şokundaydılar.

Benzer bir gelişme geçtiğimiz gün yaşandı. Bu sefer Alikahya Asım Kibar Organize Sanayi Bölgesinde kamulaştırma süreci vardı ve bazı hissedarlarını benim de yakinen tanıdığım 12,5 dönüm arsa Kocaeli Valiliğinin yetkisinde Asım Kibar ailesine verilecekti.

Bugün konut imarlı olsa en az % 35 - 40 ile müteahhide verilecek ve 3.5 kat imarlı olsa dahi en az 500 Milyon lira civarında gelir getirecek 12.5 dönüm araziye üstelik Organize Sanayi Bölgesi imarı olduğu halde Kocaeli Valiliğince m2'si 1.036 TL ve toplamda 13 Milyon lira bedel biçildi.

Arazide hisse sahibi dostlarım Kocaeli Valiliği Kıymet Takdir Komisyonunun yerinizin değeri 1.036 TL demesi sonrası büyük bir şok yaşamıştı. Hemen karşısında Zeray İnşaat'ın 1110 daire yaptığı bir arsa için gayrimenkulden anlayan hiç kimse 1.036 lira rakamını telaffuz bile etmezdi. Geçen yazımda da yazdım benim de yerim kamulaştırıldı. Kamulaştırmayı karayolları yaptı. Kamulaştırma görevlileri "Sizin yeriniz ile ilgili biz bir değerleme yaptık. Yeriniz m2 70 TL. Bize Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın vatandaşın yerini değerinden aşağı almayın talimatı var. Onların rızası olmadan bu yerler alındığı için de %70'e kadar pazarlık ile değerinin üzerinde para verebilirsiniz. Hiç uzun pazarlığa gerek yok. Bizce m2'si 70 TL olan yerinize yetkimiz dahilinde son rakam olan 118 TL biz veriyoruz siz de kabul edin" dediler. Biz de kabul ettik.

Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan kamulaştırmayı öyle yaparken Kocaeli Valisi Seddar Yavuz niye kamulaştırmayı böyle yapıyor?

Peygamberimiz 23 yıllık Peygamberlik döneminin sonuna geldiğinde bir Veda Hutbesi verdi. Bu hutbe İslam dininin de özü idi. Bütün insanlığa hatta alemlere rahmet olarak gönderilen bir Peygamber ümmetine son kez hitap ediyordu. O günlerde ashabı ile otururken "İçinizde bir kul Allah ile dünya arasında muhayyel bırakıldı. O ise Allah'ı seçti" demişti. O an Hz. Ebubekir ağlamaya başlamıştı. O Peygamberimizin bu sözünün ne anlama geldiğini anlamıştı. Allah Resulü ümmetine veda konuşmasında çok çok önemli gördüğü noktaları tekrar hatırlatıyor ve hatırlattıkça DİKKAT! TEBLİĞ ETTİM Mİ! diyor ve sahabelerin şahadetleri üzerine de ŞAHİT OL YA RAB! ŞAHİT OL YA RAB! diyordu

İşte o son nasihatlerin ilki şöyleydi;

"Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

Ashabım! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise bu aylarınız nasıl mukaddes ay ise bu şehriniz (Mekke) nasıl bir mübarek şehir ise canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur."

O gün orada 124 bin insan bulunuyormuş ve Peygamberimizin "Allah’ın rahmeti bugün sözümü işitip onu iyice kavrayanların üzerine olsun! Benim bu sözlerimi burada bulunanlar bulunmayanlara bildirsin. Olabilir ki bildirilen kimse burada bulunandan daha iyi anlar ve itaat eder." sözlerinden sonra Mekke'de 10 bin sahabe kalmış. 100 binden fazla sahabe Peygamberimizin sözlerini duymayanlara duyurmak için dünyaya yayılmışlar. Bugün dünyanın her yerinde, Çin'de bile sahabe kabri var ya... İşte o gün Mekke'den ayrılıp dünyaya tebliğe çıkan sahabelerin kabirleri onlar.

Ben de kamuoyuna

gençlerin "Kelime-i Şehadeti ve Kelime-i Tevhidi bilmemesinden" devleti sorumlu tutup "Müslümanım diyen her bir bireye İslam Dininin temel prensipleri öğretilmelidir." diyen sayın Kocaeli Valisi Seddar Yavuz'a sesleniyorum;

"MALLARINIZ MUKADDESTİR. HER TÜRLÜ TECAVÜZDEN KORUNMUŞTUR" buyuran Peygamberin ümmeti olan Sayın Seddar Yavuz! Arslanbey OSB'de kamulaştırdığın ve değerinin kat kat altında sanayiciye kazandırdığınız yeri de Alikahya OSB'de şimdi değerinin kat kat altında sanayiciye kazandırma aşamasında olduğunuz yeri de insaf ve ahiret korkusu olan danışmanlar ile inceleyin.

İftira ile tutuklandığımız dosyada duruşmaya çıkmadan önce Adliye nezarethanesinde beklerken Kaçakçılık ve Organize Suç biriminin bir komiseri "Niye Valiyi yazıyorsunuz. Adam ne yapsın. Mahkeme fiyat biçmiş, yeri kamulaştırmış" demişti. Ben tutuklandığımız süreç Arslanbey OSB haberleri ile aynı döneme denk geldiği ve komser de böyle söylediği için Alikahya Organize Sanayi Bölgesi kamulaştırması için 1.036 lira fiyat teklifinizi köşeme taşırken hisse sahibi dostuma "Ben bugün bu yazıyı yazayım, yarın beni güvenlik şube alır ama ben hakkı yazacağım" demiştim. O gün yazıyı yayınladım ve ertesi gün Kocaeli Halk Gazetesi'nde yayına girmiş ve hemen kaldırılmış bir haber için polisler beni almaya geldiler, karakol da ifadeye çağırdı ama ben ofisime dönene ve karakola gidene kadar haberin benimle ilgisi olmadığı ortaya çıktığı için gözaltına alınmadan o tufayı atlatmış oldum. Yani birileri belki de bu kamulaştırma düzeninden çok memnunlar ve biz haber ve köşe yazıları ile düzeni bozacağız diye endişe ediyor ve hemen siyasi gücünü devreye sokuyor olabilir. Biz haksız ve hukuksuz muameleler görüyoruz sayın Seddar Yavuz!

İslam dininin ADALET ilkesinin önemini tekrar hatırlatmak gerekir sanırım.

Sayın Seddar Yavuz! Mahkemelerin kimi bilirkişileri ve kimi hakimleri adaletten sapmış olamaz mı? Niçin mahkemenin verdiği kararı yeterli buluyorsunuz? Ya da sizin Kıymet Takdir Komisyonu 1.036 lirayı nasıl tespit etmiş bunu kamuoyuna bir anlatsınlar bakalım. Siz vicdanen o arsaya bu bedelin önerilmesini kabul ediyor musunuz?

8. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (Aslında Din ve Ahlak Bilgisi olmalı) dersinde İslam hukukunda yer alan beş temel ilke anlatılır. Bu ilkeler sırasıyla can, din, akıl, mal ve nesildir. Bu beş ilkeye ''Zarurat-ı Diniyye'' ve ''Zarurat-ı Hamse'' adı verilir. İslam fıkhında da geçen bu kavramlar korunması gereken beş temel haktır. Siz bırakın İstanbul'daki bir provakatif olayı da uhdenizde gerçekleşen kamulaştırmalarda malları haraç mezat alınmak istenen vatandaşların âhlarına kulak kabartın. Zira siz duymuyor olabilirsiniz ama Allah mutlaka duyuyor.

Büyüklerimiz der ki ;

Melekleri diğer varlıklardan ayıran vasıflar tesbih ve tehlil,

Peygamberleri diğer varlıklardan ayıran vasıflar ilim ile ibadet,

Hükümdarları diğer varlıklardan ayıran vasıfları ise adalet ile siyasettir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.