TÜRK HALKI Bir Babanın Evladına Söyleyebileceği en acı söz “ Kocaeli’yi terk mi edelim?” sözünü duymalı!

Kocaeli’deki değerli hemşerilerim, sabah sabah telefonda duyduğum bu sözleri sizlerle paylaşırken öncelikle tüm Kocaeli Milletvekilleri’ni istifaya davet ederek sözlerime başlıyorum.

50 yıl devletine ve milletine hizmet etmiş bir babanın sesini duymanızı, nasıl bir kentte yaşadığınızı görmenizi istiyorum.

Yaklaşık iki saat önce telefonum çalıyor. Arayan babam. Önce nasıl olduğumu, ne zaman Kocaeli’ye döneceğimi soruyor?

Sonra hızlı bir girişle yazdığım yazılardan bahsediyor. Atanmama az bir süre kaldığı yazı yazmamamı istiyor.

Neymiş, atanmam engellenebilir gibilerinden düşündüğünü söylüyor.

Yetmiyor benim için son sözünü söylüyor “ Oğlum ne yapalım, Kocaeli’yi mi terk edelim?”

Bu Türkiye gibi bir ülkede bir evladım babasından duyacağı en acı söz olsa gerek.

Kocaeli Milletvekillerinin yüzleri bu satırları okuyunca kızarır mı bilemem ama bundan sonra her yazdığım kelimede ruhlarını kamuoyunun daha da iyi anlayacağına eminim.

O kadar ahlak yapısı bozuk bir bürokrasi var ki Kocaeli’de, işittikleri söz bini aştı, hala Ersoy Kandemir 40 yaşında vereni mücadeleyi ağzını açmadan, kılı kıpırdamadan izliyor.

50 kere dedim ailemden uzak durulsun diye. Anlatamamışım demek ki!

Benim karşıma çıkamayan korkaklara bir sorum olacak, yahu sizlere kamuoyunun önünde demediğini bırakmamış biri olarak sizler benim ailem zarar görürse neler yapacağımı ne zaman anlayacaksınız?

Söyleyeyim hemen, sizlerle ilgili daha çok yazı yazıp, hakkınızdaki olayları kamuoyunda paylaştığımda.

Babama, aileme, sevdiklerime ne kadar değer verdiğim bundan sonra yazacaklarımla eminim daha da iyi anlaşılacaktır lakin ben babamdan işittiğim bu sözün sebebini de yapılanlarında asla unutmam!

Benim memuriyete dönüşümü engelleyenlerin içinde eski Fettullahçı kalıntılar var mı yok mu cümle alem TBMM’ne sunacağım RAPORDAN sonra görecektir.

Kocaeli’de çok ciddi bir sessizlik var. Hayırdır ben validen, başsavcıdan, savcılardan, vali yardımcılarından, milletvekillerinden, MİT müdürlerinden, mafya babalarından, cemaatlerden, tarikatlardan, FETTULLAHÇILAR’dan çekinen biri gibi mi görülüyorum?

Kocaeli’de birçok vatandaşın bürokrasiden siyasete dünya iddiası yok, az sayıda vatandaşın ciddi iddiaları var!

İşte biri Zikrullah Geyik. Ula utanın bre, adama yapılmayan haksızlık kalmamış, yurdundan, işinden, aşından edilmiş. Adamın iddiaları ortada da NE YAPMIŞ YETKİLİLER? Geyik’in Darıca Kaymakamı Yüksel Kara ve Belediye Başkanı Muzaffer Bıyıkla ilgili iddialarını İçişleri Bakanlığı neden bugüne duyup bir işlem yapmıyor? Yüksel Kara’yı tanımam ancak bu kentteki birçok idareci gibi hakkındaki iddialara cevap vermemesini kamuoyunun nasıl değerlendirdiğini kendi hesaba katmıyorsa bile Kocaeli Valisi Seddar Yavuz ne yapıyor?

İşte Faruk Bostan, yaşamadığı sıkıntı kalmadı, niye, ne yapıyor, ihale yolsuzluğumu, milletin hakkını mı gasp ediyor yoksa rantöz spora savaş mı açmış?

Abdullah Kaya’nın günahı ne? Büyükşehir’in kendini bilmez bazı ne olduk delisi yetkililerine HAKLI muhalefeti sebebiyle sürekli gol atması mı?

Ersoy Kandemir’in suçu ne? Fikri Işık gibi kişilerin desteklediği bürokratların neden fettulahçı dernek KOSADER ve LALEDER’e üye olduklarını, ne filmler çevirdiklerini ortaya çıkarmak, sağlık personelinin ezilmesini engellemek, vatandaşın yapılan ihalelerde karşılaştığı riskleri yok etmeye çalışmak mı, yoksa valileri eleştirmesi mi, yoksa ilçe sağlık müdürlerinin arasında kendisi ile ilgili neden yazdıklarını sorgulamak mı?

Kocaeli siyasetine zerre kadar şu şartlar altında güvenilebilir mi?

Ömrünü bizleri yetiştirmeye harcamış 70 küsur yaşındaki Eczacı İbrahim İhsan Kandemir’e yapılanları kendisi tam değerlendiremiyor olabilir lakin benim bakış açım farklı.

Sen kim oluyorsun da babama Ersoy yazmasın telkininde bulunuyorsun demedim diye mi bunları yapabileceğine inanır bazıları?

Yıllardır karşıma çıkan fettullahçıları neden araştırmıyorsunuz BAŞSAVCILAR, SAVCILAR, İSTİHBARATÇIYIZ diyenler diye mi bunlar oluyor?

İkiside İzmit Sanat okulunun hocalığını yapmış İbrahim Karaosmanoğlu’na yahu birkez senden ricada bulunmadım, ata dostusun diye eleştirmedim, senin gibi birinin yanında benim bürokraside uğraştığım hemen hemen birçok isim neden yanında sormuyorum diye sormaz mı sanılıyor?

Fikri Işık’ın dillere destan olmuş, basında sık sık çıkan malvarlığı konusuyla ilgili Ankara’da MASAK’a bir dilekçe verip inceleme isteyemem mi sanılıyor? Ya da Karlov Suikasti’yle ilgili kendisinden ciddi şüphe duyduğum hususlar var diyemeyeceğim mi düşünülüyor?

Ya da Güngör Arslan cinayeti ile ilgili Fikri Işık’a kamuoyunun düşüncelerini söyleyemeyeceğime filan mı inanılıyor?

Tahir Büyükakın’a beni Twitter’ından bloklarken FETÖ imamı Mehmet Akif Saka’yla Twitter’da mesajlaşma haberiyle ilgili soru mu soramayacağıma inanılır?

Veysel Tipioğlu Gölcük Narkotik Büro açılışında kürsüde konuşuyorken beni gözaltına aldığını söylene dönemin Gölcük İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Özdemir’le ilgili sorular mı sormayacağım düşünüldü? Ömer Kodal’dan Atilla Koç’a, Şaheser hanımdan Öner beye, emniyet istihbaratından KOM’a, narkotiğe, mazot kaçakçılarından tefecilere kadar doğup büyüdüğüm şehirde istihbarat başkanından GAMER’e, Dursun’un yaptıklarına kadar kendilerini takip etmediğime inanıyorlarsa inanmasınlar diyeyim şimdilik!

Desemki ŞEHİT gazeteci Güngör Arslan’ı 2016’da FETÖ darbesinden sonra gözaltına alıp 30 güne yakın sorgulayan birimin başındaki emniyetçi Selçuk Özdemir miydi? Selçuk Özdemir Arslan cinayetinde şüpheli olarak ifadesi alınan, telefonlarına el konulmuş bir emniyet müdürü Selçuk Özdemir ve Ersin Kurt’un cep telefonlarının TÜBİTAK’taki delilerin içinde çıkmaması tesadüf mü? Daha da açık sorayım bu cinayetin arkasında kamuoyu sizce hangi siyasileri, tüccarların ve bürokratların adını zikrediyor hiç merak etmiyor musunuz diye sorsam ne düşünülür?

Kocaeli AKP İl Başkanı Mehmet Ellibeş’e desem ki belediye başkanlığı YAPTIĞIN dönemde Gölcük’te kaç sübyan BONZAYİDEN hayatını kaybetti, kaçı madde bağımlısı olurken ağzını açıp kaç kere KAMUOYUNA bunları aktarıp dikkat çektin, ne cevap verir sanılır?

Ya da Ellibeş’e şöyle sorayım sence ben babamın hayrına mı MİLLETİMİN VE DEVLETİMİN hayrına mı yaklaşık 2 yıl arabada kaldım, Değirmendere vapur iskelesinin yanında ne cevap verir sizce, hemşerisi, eski il sağlık müdürü Şenol Ergüney gibi bana vesayet davası mı açar, yoksa yıllarca Deniz Kuvvetlerinin kalbi Gölcük’te görev yapmış biri olarak benim gibi Türk Ordusu’na saygı duyan birini mi tam anladığını iddia edebilir?

Ellibeş’e sorsam onca zaman Gölcük’te incelemeler yaparken, uyuşturucuya bu kadar karşı dururken, Narkotik Büro açılında Vali Hüseyin Aksoy’dan Dursun Balaban’a, Başiskele Kaymakamı Atilla Kantay’dan tüm devlet erkanına, herkesin gözünün önünde Selçuk Özdemir tarafından gözaltına alınırken yapılan tüm hukuksuz işlemleri neden oradaki gazeteciler yazmadı diye ne düşünür?

Mehmet Ellibeş MİLLETVEKİLLİĞİNE aday olacakmış, peki kendisi, Şahin Talus daha benim uğraştığım Fettullahçı dernek KOSADER ve LALEDER hususunda tekbir sefer ağızlarını açıp, yahu nedir bu diyememişken milletvekili olsalar bugünkü Fikri Işık, İlyas Şeker, Cemil Yaman ve diğerlerinden ne kadar başarılı olabileceklerine inanıyorlar? ( Bu arada başarı deyince yanlış anlaşılmasın, hepsini başarısız bulurum)

Ellibeş’e sorsam ki Gölcük’te emekli olan bir bürokrasiden ismin oğlu kaç gram neyle yakalandı benim Gölcük’ü ne kadar iyi takip ettiğimi ne kadar anlayabilir?

Desem ki çık açıkla ŞENOL ERGÜNEY’e telefonda istifa etmesi ile ilgili birşey konuştun mu diye ne der acaba?

Adana Milletvekili İsmail Koncuk’un TBMM’de dönemin Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü’nün akli melekelerinden şüphe ettiğine yakın açıklamalarını duyduğunda Mehmet Ellibeş ya da Ergüney’in adı meşhur villa kentteki komşusu Fikri Işık yüzünüz kızardı mı hiç desem ne cevap verirler?

Ya da desem ki Gölcük Askeri Hastanesi kapatıldı, bütün personeli Devlet Hastanesi’ne geçti, bunları mı takip etmiyorum sanıyor Mehmet Ellibeş?

Bu arada ikide bir de AKP Kocaeli İl Başkanı Mehmet Ellibeş diyorum diye AKP Milletvekilleri, Bakanları sizleri de bu sözler ilgilendiriyor, sadece Mehmet beyi değil!

Gölcük Devlet Hastanesi’nde başhekimlik yapmış iki ismin neden görevden el çektirildiniz açıklayın desem kamuoyuna açıklayabilirler mi? İkisinin hakkında yaşanan bu utanç verici iddiaları gündeme getirmedim diye getirmeyeceğim mi düşünülür?

FETÖ yapılanmasının merkezinde sizce İzmit’mi vardı yoksa Gölcük, Başiskele, Darıca, Dilovası mu diye sorsam sizce benim gibi bir İzmit Çocuğunun neyi, ne kadar takip ettiği iyi anlaşılır mı?

Yıllardır Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü içindeki Fettullahçı LALEDER yapılanmasını yazarken hakkında haber yazdığım Arzu Aşı sorulara cevap vermezken Ayşegül Akçiğ, Münevver Gonca Set, Pınar Özkır Sönmez, Ferhan Uğur, Birgül Vurerdem, Vanda Şirin, Merziye Portakal Kasap, Emine Şirin, Derya Tağa, Şirin Şenel, Halide Varol, Selda Balta, Zehra Coşkun Salih gibi daha sayabileceğim birçok isim FETÖ soruşturmalarında bu dernekten hiç bahsettiler mi, devletimize ne düzeyde bilgi verdiler?

Kocaeli’de uyuşturucu ve madde bağımlılığı oranlarından bahseden kaç vali, milletvekili, belediye başkanı görüyor KOCAELİLER?

AMATEM ve ÇAMATEM bu ilde niye yapımı bu kadar gecikti AKP Milletvekili Fikri Işık bunu kamuoyuna açıklayabilirler mi?

Geçtiğimiz aylarda Karamürsel Belediye Başkanı’nın evinin basıldığı söylendi? Kısa süreli bir haber silsilesi çıktı. Peki kimdi bu evi basanlar, ne istiyorlardı İsmail beyden?

Ve inanın daha bunun gibi yüzlerce konuyu hep aklımdan yazıyorken şunu sormak isterim bu kadar bilgiyi aklında tutan biri özellikle AİLESİ konusunda hassasiyetini defalarca dile getirmişken Kocaeli AKP’ye ya da yaşanan bunca hadisede Kocaeli’deki siyasilere, bürökrasiye ne kadar saygı duyabilir?

Cezaevine girmekten, aldığım cezalardan, yalnızlaştırılmaktan, üzerime kurulan baskının hiçbirinden çekinmemiş biri olarak açık olarak söylemek isterim, KOCAELİ AKP Teşkilatının özellikle bilmesini istedim bir husus var.

Namusu ve şerefi için yaşayan İzmit Çocuklarına yıllardır kurulan baskıların altında Kocaeli Siyasetine yapılan muhalefet yatıyor. Yani bugün bunu görmeyenin kalmadığı bir kentte Kocaeli’deki tüm partilere seslenirim. Sizler HALKIN üzerinde bir güç değilsiniz. Bunun en büyük kanıtı sayısı 10’u geçemeyen İzmit Çocuklarına yapılanları senelerdir Kocaeli Kenti sessizlik içinde izlemeye devam ederken GÜNGÖR ARSLAN’ı alen beyan bu kentin insanlarının gözlerinin içine baka baka öldüren bir MERMİ değildi.

KAMUOYUNUN kendisi için mücadele edenlere korkudan veremediği destek yüzünden bir İzmit Çocuğu’nu katlettiler.

Bizler yine de mücadelemizi bu toplum için bırakmayanlar olarak, üzerimize senelerdir baskı yapanları KAMUOYUNA fazla fazla tanıtırken, bilinmesini isterim ki halkın üzerinde korku bulutu oluşturanların artık hesapları çekmek üzeredir.

Kimse benim sevdiklerimi tehdit edemez. Babam bana bu sözleri söylüyorsa ona da dediğim gibi ‘ KORKMUYORUM, gerekiyorsa terk ederiz orayı ama asla NAMERDE boyun eğmem’.

Bu benim son yazımdır. Bir babayı evladına bu sözleri söyletecek düzeye getirenlere son sözümdür, ailemden uzak durmadınız, ben size bunun hesabını hukuk önünde soracağıma yemin ediyorum.

Değerli halkım, bugün itibariyle tüm avukatlarımla yolumu ayırıyorum. Kocaeli Adliyesi, Valiliği ve Sağlık Müdürlüğü’ne uzun zamandır zerre kadar güvenemeyen biri olarak geçtiğimiz günlerde göreve döneceğim haberi üzerine Sağlık Bakanlığı ikinci kez memuriyetten ihracımı istemiş. Bu karar dahi itiraz etmeyeceğim, çünkü babam için memuriyete geri dönmeyi isterken artık hiçbir gücün beni AKP’nin fettulahçılara bir kez azını açmayan, doğru düzgün incelendiğini görmediğim, sürekli tarafımı HAKSIZ ithamlarla karşı karşıya bırakan Sağlık Bakanlığı’na başarısızlıklarla dolayı hayatında başarılar dilerim.

Son olarak Fikri Işık sana senin gibi kaç kişi varsa ömrüm boyunca karşısında duracağımı, yaptığın her haksızlığı artık TBMM’ye sunacağım raporda mı okursun Cumhurbaşkanlığında mı bilemiyorum ama SANA BİZ İZMİT ÇOCUKLARINI unutmamanı, AKP’nin iktidardan elbet birgün düştüğünde bu sözlerimi hatırlayacağından emin olduğumu bilmeni isteyerek GAZETECİLİK mesleğine an itibari ile noktamı koyarken, meslek lisesinden din öğretmeni İbrahim efendi ile bu yazımı okumanızı, Şevki denen illetle Abiş’e yani 4’ünüze KUL HAKKINI ve ALLAH’ın büyüklüğünü asla unutmamanızı diliyorum.

Bugüne kadar yazılarımı beğeniyle okuyan herkese teşekkür eder, sizlere İZMİT için elimden gelenin en iyisini yaptığımı hatırlatmak isterim.

ALLAH büyüktür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dr. Ersoy Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Abdullah Kaya - Ersoy Hocam! Senin nefes almandan dahi bunalan harami takımı sen gazeteciliği bıraksan da rahat uyuyamaz. Sen bunları o hale getirdin ki senin adını duyduklarında ayakta kabus görür olmuşlar.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 01 Aralık 14:49
02

Mesela’ya Cevap - Ersoy bey hiçbir işini yarım bırakmaz. Kimseye pabuç bırakmadı. Alayı bir oldu deviremedi. Sevdiği kızın üstündende oynadıklarını öğrendi herhalde. Bu adamı iyi bilirim, düşmanlarına şimdiden Allah sabır versin. Sevdikleri için yapmayacağı yok. Ailesi konusunda gerçekten çok hassas, yazıyı bırakıyorum dediğine bakmayın yakında çizdiklerini görürüz

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 01 Aralık 14:49
01

mesela - Onların istediği oldu yani.senide bıktırdılar ve gidiyorsun.

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 01 Aralık 14:49